Avukata SorunKategori: İş Davalarıİşe iade davam hkk.
Ahmet Çağatay Doru sordu: 5 ay önce

Değerli hocam merhaba ,
 
Hocam benim için onur davası olduğu için avukatım haricinde  size danışmak istediğim bir konu bulunuyor.
 
10 ay 3 hafta süresince Yiyecek & İçecek Deprt.müdürü olarak görev aldığım İstanbul’daki bir otel’de ayrılmamdan 3 ay öncesine tarihlenen,genel müdür tarafından uygulanan ve ayrıldığım tarihe kadar süren mobbing,baskı yaratma,itibarsızlaştırma,yıpratma ve işimden bu yollarla kendi isteğimle istifa ederek ayrılmam istenen bir süreç sonrası,görev süremce uygulaması ilk kez yapılmış olan denetlemelerde,ansızın depo kontrolleri yapılmış ve SON KULLANMA TARİH’LERİ GEÇMİŞ az sayıda meyve suyu ürünü ( bu ürünler zayi yapılmak üzere tarafımdan ekip üyelerime ayırtılmıştı ) tespit edilmiştir.
 
Bu olaydan 15 gün kadar önce genel müdür tarafımı ofisine çağırmış ve istifa etmemi daha öncede birçok kez olduğu gibi istediğinde,kendisine bana bir sebep sunmasını,ikna olmam halinde derhal bunu yapacağımı söylemem sonrası tarafıma hiçbir sebep sunamaması sonrası,kendisine ” bakın,tarafıma uygulanan baskı ve mobbing’in fazlasıyla farkındayım ve tarafımın haklarını verip beni işten çıkartmak yerine çeşitli ali cengiz ve oyunlarla,açık aramalarla,senaryo oluşturmalarla beni işten çıkaracaksanız ben bu oyuna gelmem,hukuken de elimden geleni yaparım dedim ve yanından ayrıldım ” devamında ki günlerde de herşey çok açık olduğu için kendisine ” Kaan bey çalışmalar nasıl gidiyor ? ” diye sormuş,peşime takılanların ve amacın ne olduğunun farkında olduğumu kendisine açıkça belirtmiştim.
 
İşten ayrılmam dan 3 ay önce birtakım baskılar ve tarafıma yapılan yıpratmaları,adaletsizlikleri o dönem İnsan Kaynakları Direktörüne uzun bir e-mail ile ilettim,ardından kendisi GM ile görüşmüş ve GM benimle konuşarak e-mail’e konu olan bahislerimin gerçekleşmeyeceğini tarafıma söyledi ( konu sadece İsan Kaynakları – GM ve benim aramda olmasına rağmen tüm otel de diğer departman çalışanları tarafından benim ekibime ” Çağatay bey’i gönderiyorlarmış,Çağatay bey’i paketliyorlarmış,şutluyorlarmış gibi dedikodular sahaya yansımaktaydı ” ) fakat sonradan anlaşıldığı gibi bu yaklaşımın o günü kurtarmak,CEO VE İK DİREKTÖRÜ GÖZÜNDE OLUMSUZ BİR POZİSYONA DÜŞMEMEK için olduğu tarafımdan anşaşılmıştır.
 
Gerçekleştirilen denetlemede,kimin dost kimin düşman,kimin kime hizmet ettiğini bildiğim ve ansızın yapılan denetlemede de başıma hangi çorabın örüleceğini,niyetin ne olduğunu görmek anlamak için kontrolleri yapan 2 kişiye amiyane tabirle zarf atmak maksadıyla ” bu ürünleri yeni ürünlerle karıştırarak veriyoruz sözünü bilerek ettim “.
 
Tarafımdan istenen SAVUNMA’da da bu sözleri ettiğimi fakat tarafıma daha öncede birkaç kez İK ile paylaşmış olduğum şekilde uygulanan bir mobbing olduğunu işten istifa ederek çıkmam istendiğini ve iyi olmayan bir niyetle tarafıma yaklaşımlar olduğunu,herşeyin farkında olduğumu ve asıl niyetin,bana yapılmak istenenin ( açık arayarak haklı ve derhal fesih ile sözleşmemin feshi ) başka olduğunu bildiğim için,bunu ispat etmek adına bu sözleri söylediğimi,bunun bir kabul olamayacağını,ikrar etmediğimi ve tarafıma yapılan suçlamanın asla gerçekleşmediğini ( fesih nedeni İŞLETMENİN İMAJINA ZARAR VERMEK,İNSAN SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEMEK VE İŞLETMEYE MADDİ ZARAR VERMEK ) böyle bir durumun asla olmadığının açıkça ;
 
-Misafirlerden tarafıma ,
 
-Misafirlerden,sözlü veya yazılı olarak MİSAFİR HİZMETLERİ birimine ,
 
-Misfirlerden,konaklamaları sonrası otel tarafından kendilerine gönderilen KONAKLAMANIZ NASIL GEÇTİ ile ilgili anket’e konu olacak şekilde otel yönetimine ,
 
-Hergün gerçekleltiridiğimiz departman müdürleri toplantısına konu olan ,
 
-Ger hafta gerçekleştirdiğimiz misafir memnuniyeti anket toplantılarımızda tarafıma ,
 
iletilmiş bu yönde 10 ay 3 hafta süresince tek bir ( ürünün tadı bozuktu,kötüydü vbg. ) şikayet,memnuniyetsizlik ifadesi ve ekip üyelerime SKT’leri geçmiş olan ürünlerin SKT’leri geçmemilş olan ürünlerle karıştırılarak kullandırıldığına dair tarafıma ait olan bir talimat verdiğime delil olacak hiçbir personel ifadesi,dilekçesi,şahitliği de olmadığını dolayısıyla bunun bir iftira,oldu bitti olduğunu belirttim.
 
Bu süreçte ,
 
GM’in tarafıma uyguladığı mobbing ve baskıya ait tüm gerçekleşenleri ifade ve bir takım e-mail,bilgi belgelerle DAVA ÖN İNCELEME DOSYASINA girecek şekilde paylaştım.
 
Karşı tarafın avukatı,cevaben ifadesinde ;
 
Beni,İKRAR ile itham ederek,depoda asıl amacı ” zarf atmak ve niyeti anlamak adına ” söylediğim sözleri,söylediğimi açıkça kabul etmekle ve suçun kabulü,dolayısıyla da mahkeme kararının çok net olarak aleyhimde olması gerektiğini önererek suçlamasına devam etmiştir.Kaldı ki zaten bu ürünler adına denetleme denen işlemi gerçekleştiren 2 kişiden 1’iyle 1 de şahit eşliğinde tarafımdan zayi edilmiş,yani kullanılmamıştır.
 
Size sorun ve danışmak istediğim şey şudur ?
 
Değerli hocam,tüm detaylarıyla paylaşamadığım ( profosyonel bir avukat – müvekkil ilişkimiz olmadığı ve haddimi bilmek,değerli zamanınızı almak istemediğim için ) ancak paylaşabildiğim kadarıyla,bu davamda mahkeme davayı İKRAR olarak mı kabul eder.Arkasında,önünde neler yaşanmış bunları kararında değerlendirmeye almaz mı ? Bir baskı,mobbing varlığını hiçe mi sayar ? ( Hakime hm.8 Temmuz da 2 tanığımıda onların 2 tanığıyla birlikte dinleyecek ) sen bu sözleri etmiş dolayısıyla bunu kabul etmişsin mi der ? Bu sözleri savunmamda da hangi amaçla söylediğimi dikkate almaz,anlamaya çalışmaz ve davamı düşürür mü ? İşe iade davamı kaybedermiyim ?
 
Değerli bilgi ve önerilerinizi rica ediyorum ve eğer ilgilenmiş olursanız size çok ama çok teşekkür,dua ediyorum.
 
Saygılarımla.
 
 
 
 

 
Outlook Mobile‘dan gönderildi